Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin 2024 yılı faaliyet raporu yayımlandı. Ben de sektörü takip eden ve zaman zaman sektörle ilgili değerlendirme yazısı yazan biri olarak incelemeye aldım. Zaten sektörün birçok verisi yıl içinde çeşitli kurum ve kuruluşlarda ve raporlarda yer aldığı için birçok konuya vakıf oluyoruz. Ancak sektörün genelini görmek isteyenler için güzel bir rapor.
Bu arada Katılım Bankaları Birliğinin son yıllarda sektörün gelişimi ve tanıtımı için hem yurt içinde hem de yurt dışında güzel çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz. Bu çalışmalara katkı sunan başta Birlik yöneticileri olmak üzere emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Rapora gelirsek, verileri inceler ve bir yazı konusu çıkarırım derken hiç zorluk çekmeden konu önüme geldi. Katılım Bankacılığı vizyonu başlığı altında “Katılım bankacılığı sektörü pazar payının 2025 yılı itibariyle %15’e ulaşması ve sektörün dünya standartlarında finansal ürün ve hizmet sunar hale gelmesi” cümlesini okudum. Yıl 2025 ve sektör payı %8. Bu ifadenin raporda hala yer almasını raporun güncelliği ve inanırlığı açısından garipsediğimi ifade etmek isterim. Raporu hazırlayanların bir kabahati yok. Önceden belirlenmiş vizyon bu.
Bu vizyon 2015-2025 Katılım Bankacılığı Strateji Belgesinde belirlenmiş ve halen korunmaktadır. 2021-2025 güncellenen Strateji Belgesinde aynen şu ifade yer alıyor; “Türkiye Katılım Bankacılığı Strateji Belgesi (2015-2025)’nde belirlenen ve Katılım Bankacılığı Strateji Güncelleme Raporu (2021-2025)’nda da güncelliğini koruyan, katılım bankacılığının Türkiye bankacılık sektöründe %15’lik pazar payına ulaşması hedefi doğrultusunda katılım bankacılığı pazar büyüklüğü projeksiyonları yapılmıştır”.
Maalesef Strateji belgesinde yer alan hedefin çok uzağında kalınmış ve hedef yıl olan 2025 de gelmiştir. Ben 2015 yılında belirlenen %15 hedefini abartılı bulanlardan değilim ancak bu hedefe uygun hareket edilmediği için sonucun böyle olacağını o tarihlerde yazdığım bir yazı ile ifade etmiş ve 2025 yılında %7-8 bandına gelinebileceğini sayısal analizlerle tahmin etmiştim. Çok da yanılmadığımı görüyorum.
Belge, 2021 yılında güncellenirken aynı hedefte ısrar edilmesi yanlıştı. Olmayacağı çok belli iken değiştirilmedi. Herhalde hedefin geriye çekilmesi bir geri adım gibi algılanır diye düşünülmüş olabilir. O halde birçok kurum ve kişinin katılımı ile oluşturulan strateji belgesindeki bu sapmayı nasıl açıklayacağız. Hedef mi iddialı idi yoksa strateji belgesinde bu hedef için yapılması gerekenler mi yapılamadı?
Ben olayın başka bir yönüne vurgu yapmak istiyorum. Bu vizyon meselesinde pazar payı hedefi olarak bir rakam belirlemekten vazgeçilmeli. Tutturulamayan hedefler sektör üzerinde başarısızlık algısına yol açıyor. Ayrıca Türk halkının sektörden böyle bir hedef tutturmasını beklediğini sanmıyorum. Halkın talebi; İslâmilik prensibine uyan, rekabetçi, hizmet kalitesi yüksek ve ulaşılabilir bir İslami bankacılık uygulaması. Yıllarca bu sektörde aktif olarak çalıştım ve vatandaştan pazar payı eleştirisi almadım. Halbuki ürün yetersizliği, şube azlığı, fiyat pahalılığı, getirilerde faizli bankalara göre daha düşük kalındığı gibi konular hep önümüze geldi. Halkın meselesi bu.
Bu nedenle tutmayacak ya da tutturulamayacak rakamlar hedeflemektense “Katılım bankacılığını Türkiye’de hak ettiği konuma getirme, Müslüman ülkeler arasında iyi konuma taşıma, İslami Finansın önemli merkezlerinden biri olma, Katılım Bankacılığı talebinde bulunan vatandaşa her yerde ve koşulda iyi ve uygun maliyetli ürünleri sunma” gibi niteliksel vizyonlar belirlemenin daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
Yazar: Yüksel KELEŞ