Para Vakıfları ile Günümüz Katılım Bankacılığının Karşılaştırılması

  • Para Vakıfları ile Günümüz Katılım Bankacılığının Karşılaştırılması

İslam iktisat ve finans tarihine bakıldığında günümüz katılım Bankacılığının ve İslami finansın öncüsü olarak görülebilecek en yakın ve yaygın uygulama para vakıflarıdır. Osmanlı iktisadi düzeninde 15.yy’dan buyana faaliyet gösteren para vakıfları, bireylerin ve ticari işletmelerin finansman ihtiyacını gören ve bunu yaklaşık 500 yıl boyunca devam ettiren ve Osmanlı coğrafyasına yayılan bir müessesedir.

Modern kapitalizm ile batıda ortaya çıkan sermaye birikimi ve modern bankacılık siteminin Osmanlı iktisadi sisteminde karşılığı para vakıflarıdır. Bu sistem sayesinde Osmanlıda hem bireyler hem de ticari işletmeler finansman ihtiyaçlarını karşılamış, faiz temelli konvansiyonel bankacılık uygulamalarına ihtiyaç duymamışlardır.

Faiz yasağı nedeniyle doğrudan borç verme yerine farklı uygulamalar ile finansman sağlayan para vakıflarının finansman yöntemlerinin önemli bir kısmını günümüz katılım bankacılığı uygulamalarında görmek mümkünüdür.

Ana gayeleri Müslümanların faizsiz finansman ihtiyaçlarını karşılamak olan Para vakıfları ve katılım bankacılığının, uygulamada birçok benzer ve farklı yanları bulunmakta olup, aşağıda bu noktalara temas edilmiştir;

  • Günümüz katılım Bankacılığında olduğu gibi para vakıflarının hem tüketici hem de esnaf ve ticaret erbabını finanse ettiği görülmektedir.
  • Para vakıfları sermaye açısından tek kişinin parasıyla ve hayır amaçlı kurulduğu için faaliyetlerinin merkezinde kar güdüsü bulunmamaktadır. Elde edilen gelir ancak vakfın hayatiyetini devam ettirmek amacıyla kullanılmakta, sermayedar bu kârdan pay almamaktadır. Günüz katılım bankaları ise birden fazla kişi ya da gurubun sermaye koyması ile kurulan, faizsiz finans yapmak ve geliştirmek gayesinin yanında ortaklarının kar elde etmek isteğinin de olduğu, kar merkezli kuruluşlardır.
  • Günümüz katılım bankacılığı çok şubeli bir yapı arz ederken para vakıfları genellikle bölgesel olup, tek merkezden idare edilmektedir.
  • Çalışanlar açısından bakıldığında katılım bankalarında çalışanların tamamı profesyonel ücretli çalışanlardan oluşurken, para vakıflarında çalışanlar mütevelliler ve bir kısım ücretlilerden oluşmakta, genellikle hayır amacı ön plana çıkmakta, bazen ücretsiz çalışanlara da rastlanmaktadır.
  • Para vakıflarının asıl kaynakları kuruluşta bağışlanan sermaye iken, katılım bankalarının asıl sermayesi, halktan ve şirketlerden topladıkları mevduatlardan oluşmaktadır. Toplam kaynakların yaklaşık %15’i sermayedarlarındır.
  • Para vakıfları kuruluş sermayesi dışında sermaye artışlarını genellikle yıllık kardan elde kalan tutarlar ya da diğer para vakıflarının kısmi katkıları ile sağlamaktadırlar. Katılım bankaları ise karın sermayeye ilavesi yanında diledikleri zaman ortakların sermaye artışları ya da sermaye benzeri borçlanmalar ile ilave kaynak oluşturabilmektedirler.
  • Hem para vakıfları hem de katılım bankaları kredi kullandırım aşamasında teminat almakta, paranın geri dönüşünü teminatlandırmaktadır. Ancak günümüz katılım bankacılığı teminat çeşitliliği açısından para vakıflarından daha geniş bir yelpazede işlem yapmaktadır.
  • Para vakıfları devlet borçlanmalarına finansman sağlamazken, katılım bankaları İslami usullerle çıkarılmış devlet sukuklarını alarak bu işlemi yapabilmektedir.
  • Para vakıflarının kar hadleri kuruluş aşamasında belirlenmekte olup bu oran değişmemektedir. Ayrıca devlet tarafından da belirlenen bir üst sınır (%20) bulunmaktadır. Katılım bankacılığında ise kar hadleri piyasa şartlarına göre serbestçe belirlenmekte, piyasada rekabetçi bir yapı bulunmaktadır.
  • Katılım bankaları hem konvansiyonel bankacılıkla hem de kendi içinde büyüme ve rakiplerini geçme mücadelesi ile serbest rekabet ortamında faaliyet gösterirken, para vakıflarının şubeleşmek, büyümek ve çok karlı olmak gibi hırsları bulunmamaktadır.
  • Para vakıfları kuruluşunda belirtilen faaliyetler çerçevesinde karşılıksız bağış ve hayır işleri yaparken, hatta ana gayelerinden birisi ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak iken, katılım bankalarının ana gayeleri kar etmek olup, bağış ve yardımlar tali bir unsur olarak sosyal sorumluluk çerçevesinde değerlendirilmektedir.
  • Para vakıfları kuruluş maddelerinde kimi zaman kimlere kredi verileceği, kimlere verilmeyeceği noktasında güven ve kredibilite dışında da sınırlamalar getirirken (Örneğin verilmeyecekler arasında; ulema, peygamber soyu, yöneticiler, fakirler, askerler, kadılar sayılmıştır), Katılım bankaları genellikle kredibilite açısından sınırlamalar getirmektedir.

Yüksel Keleş