ŞİRKET – BANKA İLİŞKİLERİNDE DOĞRU YAKLAŞIM

İktisadi hayatın en etkin unsurlarından şirketler ile finansal ürün ve hizmetlerin ve dolayısıyla finansal piyasaların merkezi olan bankalar arasında kuvvetli bir ilişki mevcuttur. Her iki tarafta varlıklarını devam ettirmek, işlerini yürütmek için birbirlerine vazgeçilmez bir bağ ile bağlıdırlar. Hal böyle olunca ikisi arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin sıhhati de büyük önem arz etmektedir.

Sağlıklı bir şirket banka ilişkisi her iki taraf içinde kazanç demektir. Sürekli bir tarafın kazandığı, diğer tarafın özveride bulunduğu ya da kazanamadığı ilişkiler sürdürülebilir değildir.

Bu yazımızda özellikle şirketlerin bankalarla ilişkisinde nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda bir takım tavsiyelerde bulunacağız;

Şirketler, bankaları sadece kredi kullandığı ya da parasını değerlendirdiği bir yer olarak görmemelidir. Bankaları ortakları gibi görmeli, işlerinde ve ticaretlerinde daha yakın ve samimi ilişkiler kurmalıdırlar.

Şirketler ticaretlerinde ve sektörlerinde tecrübe sahibi olabilir ancak finans konusunda herkesin aynı tecrübe ve bilgi birikimine sahip olması mümkün değildir. Bu konuda en iyi yardımcıları bankalardır. Finansman konusunda bankalardan destek almalı, bankaları bir danışman gibi kullanabilmeliler. Zaten bankalar da size bu konuda yardımcı olmak isteyeceklerdir. Çünkü kredi verdikleri ve çalıştıkları şirketlerin başarısı aynı zamanda kendilerinin de başarısı sayılmaktadır.   

Şirketler bankalarla ilişkilerinde, bankalara güven vermeli, güvene dayalı ilişkiyi ön planda tutmalıdırlar. Bankalar için şirketlerin güven veren duruşu ve samimiyeti çok önemlidir.

Şirketler, faaliyetlerini düzenli olarak raporlamalı, uygun gördükleri rapor ve rakamsal verileri bankalarla paylaşmalıdırlar.

Şirketler, yatırımlarında ve işlerini büyütmek istediklerinde banka kredilerinden de faydalanmayı planlarlar. Ancak, bankalar her zaman sizin yaptığınız planlara uygun kredi desteği sağlamayabilirler. Bu durumda yatırıma başladıktan sonra değil, planlama aşamasında bankalarla istişare yapılması en uygun olanıdır.

Şirketlerle bankaların ilişkisi çoğu zaman o şirketin finansman müdürü ile banka personeli arasında şekillenmektedir. Şirket ortakları mümkünse çalıştıkları bankanın müdürleri ile tanışmalı, fikir alışverişinde bulunmalı, periyodik zamanlarda bankayı ziyaret ederek şirketi ile ilgili bilgileri birinci ağızdan öğrenmeli, bankanın şirketine bakışını değerlendirmelidir.

Şirketler bankaları sadece ucuz kaynaklı kredi sağlayan kuruluşlar olarak görmemeli, rotayı hep ucuz kredi veren bankalara çevirmemeliler. Günlük hayatta nasıl ki, hep ucuz yemek, ucuz giysi, ucuz eşya peşinde koşmuyor, kaliteyi ve hizmeti satın almaya çalışıyorsak, bankacılıkta da böyle hareket etmeliyiz. Şirketler, bankalarını seçerken, uygun fiyat yanında kaliteyi, hızlı ve güvenilir hizmeti, ilkeli duruşu, yenilikçiliği benimsemiş bankaları tercih etmelidirler.

Bankalarla ilişkiler şirketler için bugünden yarına değişen kısa süreli birliktelikler değildir. Kimi şirketler 3 kuşak aynı banka ile çalışan ortaklara sahiptirler. Bu nedenle ilişkilerin seyrinde karşılıklı anlayış ve güven önemlidir. Şirketler bankalarla yaşadıkları sorunlarda hemen gemileri yakmamalı, ilişkileri koparmamalıdırlar.   

        

Başarılı şirketler; iyi yönetilen, sektörünü ve işini iyi bilen, ekonomik gelişmeleri ve değişimleri iyi takip edip fırsatları kara dönüştüren şirketlerdir. Bu şirketlerin bir diğer özellikleri de bankalarla ilişkilerini sağlam temellere üzerine kurmuş olmalarıdır.

Yüksel Keleş